Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün bize ihanet edenler, yarın gittikleri yere ihanet edeceklerdir

Erdoğan, miting alanında toplanan kalabalığı Tokat yöresine ait türkünün, 'Kara kara kazanlar, sarı kağıt yazanlar, cennet yüzü görmesin, aramızı bozanlar' sözleriyle selamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokatlılarla aralarına 17 yıldır hiç kimseyi sokmadıklarını belirterek, 24 Haziran seçimlerinde verdikleri destek için teşekkür etti.

Önlerinde yeni bir imtihan olduğunu ve 31 Mart'ta da destek beklediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Oyunu bozmak için Tokatlı kardeşlerimizden destek istiyoruz. Oy istiyoruz. Suriye'deki oyunu, Irak'taki oyunu, ekonomideki oyunu, terör örgütleri üzerinden kotarılan oyunu bozmak için sandıkta sizlerin oyunuzu istiyoruz. Ülkemiz için, geleceğimiz için, daha aydınlık, daha müreffeh yarınlar için bir kez daha Tokat'ın desteğini bekliyoruz. 31 Mart'ta Tokat'ın iradesine, partisine, kadrosuna sahip çıkmasını bekliyoruz" dedi.

Tokat 'ın dünün Türkiye'si ile bugünün Türkiye'si arasındaki farkı en iyi bilen il olduğuna dikkat çeken Erdoğan şunları söyledi:

"Tokat, yıllarca yatırımlardan pay alamamanın acısını çekmiş bir şehrimizdi. Ankara maalesef senelerce Tokat'ın dertlerine, problemlerine, sıkıntılarına adeta sağır kesildi. Tokat'ın talep ve istekleri Ankara dehlizleri, girdapları arasında kaybolup gitti. Ta ki AK Parti iktidarına kadar. Sizlerin desteği ile iktidara geldiğimizde işe öncelikle bu anlayışa bir son vererek başladık. İller arasında öz üvey ayrımı yapan zihniyeti de, vatandaş arasında makbul, makbul olmayan ayrımı yapan anlayışı da tamamen rafa kaldırdık. 81 vilayetimizin, 922 ilçemizin, 183 bin köyümüzün her birine aynı kalitede, aynı standartta hizmet götürmenin mücadelesi verdik. Batıdaki imkanlardan doğudaki insanımızın da faydalanmasını arzu ettik. Güneyde ne varsa kuzeyde aynısı olsun istedik. İstanbul'daki, Ankara'daki hayat standardına Sivas'taki, Tokat'taki, Yozgat'taki insanımız da sahip olsun istedik. Benim Tokatlı kardeşim, kaliteli sağlık hizmeti için, MR için, en basit ameliyatlar için Ankara'ya, Samsun'a gitmek zorunda kalmasın istedik. Tokatlı gencim iş bulmak için gurbete gitmek mecburiyetinde olmasın istedik. Emeklim, evini geçindirmek için tekrar çalışmak zorunda kalmasın dedik. Engelli vatandaşım maddi sıkıntı çekmesin, ailesine yük olmasın istedik. Esnaf, üretici işini büyütmek istediğinde kendisine uzanacak bir el bulabilsin istedik. Bu anlayışla gece gündüz çalışarak hem Tokat'ta yılların ihmalini giderdik hem de Tokat'ın en büyük yatırımları ile tanıştırdık."

Son 17 yılda Tokat'a 13 katrilyon tutarında yatırım yaptıklarını belirten Erdoğan, 1921 yeni derslik inşa edildiğini, üniversitenin öğrenci sayısının 17 yılda 25 bin artış gösterdiğini belirtti. Tokat'a 15 bin seyirci kapasiteli stadyum inşa edeceklerini ifade eden Erdoğan, ayrıca Tokat ve Turhal'da millet bahçeleri yapılacağını ifade etti. Erdoğan, birçok medeniyete ev sahipliği yapan Tokat'ta son yıllarda 120 tarihi eserin restore edildiğini anlattı, yapımı süren yeni havalimanının gelecek yıl hizmete gireceğini müjdeledi.

'SÖMÜRÜ DÜZENİNE DUR DEDİK'

Daha önceki dönemlerde de hükümetlerin görev aldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kötü yönetimlerin faturasını ödeyen vatandaşı refaha kendi dönemlerinde ulaştırdıklarını ifade ederek şöyle devam etti:

"Türkiye layık olduğu yatırımlara ancak bizim dönemimizde kavuştu. İllerimiz özlediği, hasretini çektiği hizmetlerle ancak bizim dönmemizde buluştu. Çünkü Türkiye uzun yıllar plansız, projesiz hareket eden, sadece günü kurtarmanın hesabını yapan bir zihniyetin esiri oldu. Ülkemiz ne sıkıntılar yaşadıysa vizyonsuzluktan, öngörüsüzlükten yaşadı. Devletimizin kaynakları verimli ve etkili harcanmak yerine senelerce bu zihniyet tarafından çarçur edildi. Bu ülke 2 anahtar vadedenlerin, tam tersine vatandaşın evinin, arabasının anahtarını da aldığı dönemler yaşadı. Türkiye, terörün ülkemizin şehirlerini esir aldığı, hemen her gün bir terör eyleminin gerçekleştiği umutsuz günlere şehit oldu. Bu millet, gecelik faizlerin yüzde 7500'li gördüğü, dövizin bir gecede ikiye katlandığı kötü günlere şahitlik etti. Vatandaşın çoluk çocuğunun rızkından keserek ödediği vergiler faiz lobilerine, rant peşinde koşanlara, üretmeden, riske girmeden kazanmaya alışmış 3- 5 kişiye peşkeş çekildi. Siz 17 yıl önce bize emaneti verdiğinizde biz bu sömürü düzenine de kararlı bir şekilde 'dur' dedik. Tabii gençler siz bunların birçoğunu bilmiyorsunuz. 18 yaşında oy kullanacak olanlar bu olanları bilmiyor. Yağ kuyruklarını bilmiyor, benzin kuyruklarını bilmiyor. Ve bu ülkede bu faiz lobilerinin neler yaptığından haberleri yok. Rantçılara akan paraları, vatandaşımızın, sizlerin refahı için biz harcadık. Faize giden kamu gelirlerini yatırımlara, projelere, üretime kanalize ettik. Belli gruplara, milletin sırtına sülük gibi yapışan bir avuç elite giden kaynakları, çiftçimize, esnafımıza, memurumuza, emeklimize, ihtiyaç sahiplerine aktardık. Birilerinin istismarını yaptığı sosyal devlet ilkesini biz ayağa kaldırdık. 2002- 2018 döneminde toplam 284 milyar lira tutarında sosyal yardım yaptık. Mali disiplinden sapmadan yatırımlara hız verdik. Son 17 senede Türkiye ekonomisini tam 3,5 kat büyüttük. 3 bin 500 dolardan kişi başına milli geliri 11 bin dolara çıkardık. İhracatımız 365 milyar dolardan, 170 milyar dolara çıktı. Kamu borçlarının milli gelire oranını yüzde 60'tan yüz de 8,4'e düşürdük."

'BORCU SIFIRLADIĞIMIZ IMF, BİZDEN BORÇ İSTEDİ'

Göreve geldiklerinde kucaklarında 23,5 milyar dolarlık IMF borcu bulduklarını hatırlatan Erdoğan, "Şimdi Bay Kemal diyor ki 'Yine IMF'ye giderler' diyor. Bay Kemal, bu ülkeyi siz muhtaç ettiniz IMF'ye siz. Biz göreve geldik, kucağımızda 23,5 milyar dolar borcu bulduk. Davos'ta IMF Başkanı ile görüşme yaptık. Kendisine şunu söyledim; 'Sen IMF'nin başkanısın. Türkiye'nin başbakanı benim. Siz alacağınızı bizden taksit taksit alıyorsunuz. Ama siz Türkiye'yi yönetemezsiniz. Sadece taksidinizi alırsınız o kadar.' Bu ülkenin yöneticisi olarak biz taksitleri ödemeye devam ettik. Mayıs 2013. 23,5 milyar dolar ödemesi bitti, sıfırlandı. Şu anda bizim IMF'ye borcumuz yok. Orayla da işimiz yok. Ve geldiler bizden 5 milyar Avro borç istediler. Arkadaşlar bana sorunca 'Verin' dedim. Baktılar ki Çılgın Türkler bu işi ciddiye aldılar, vazgeçtiler. Biz buyuz ya. Savunmada yüzde 80 dışa bağımlı bir ülke iken, bugün kendi silahını, kendi helikopterini, tankını, kendi fırkateynini, istihbarat gemisini, uçak gemisini üretir hale geldik.  Artık insansız hava araçlarını bir yerlerden almıyoruz. Silahlı insansız hava araçlarını bir yerden almıyoruz. Biz üretiyoruz" dedi.

Asgari ücreti kendi dönemlerinde 184 liradan 2 bin 20 liraya çıkardıklarını ifade eden Erdoğan, "Bay Kemal konuşuyor. 'Bizim belediyelerimiz' diyor, 'asgari ücreti 2 bin 200 liraya indirecek.' Ya Bay Kemal. Sizin belediyeleriniz vardı zaten. Niye indirmediler? Şimdi mi aklınız başınıza geldi. Biz göreve geldiğimizde 2002'de net 184 olan asgari ücreti 2 bin 20 liraya biz çıkardık. 392 olan en düşük memur maaşını 3 bin 133 liraya biz yükseltik Bay Kemal. Emekliler için her iki bayramda, 1000'er liralık bayram ikramiyesi getirdik. 65 yaş üstü biz göreve geldiğimizde 24 liracık alıyordu. Bugün 601 lira. 24 lira nere 601 lira nere. Engellilerimiz 2002'de 24 liracık alırken bugün 724 lira veriyoruz. Bizden önce evde bakım hizmeti var mıydı; yoktu. Bugün 514 bin insanımız evde bakım hizmetinden faydalanıyor" diye konuştu.

'TÜRKİYE'Yİ DÜNYADA SÖZ SAHİBİ YAPTIK'

Yaşadıkları her türlü saldırı ve girişimlere karşın halkın desteği sayesinde ayakta kaldıklarına işaret eden Erdoğan şöyle dedi:

"Kefenimizi giyerek çıktığımız bu hizmet yolculuğunda her türlü saldırıya, her türlü gizli, açık darbe teşebbüsüne, her türlü kirli ittifaka rağmen sizin emanetinizi bir an olsun yere düşürmedik. Siz bize itimat ettiniz, bize güvendiniz, inandınız. Biz de sizlerin hizmetkârı olduk. Sizden aldığımız güçle Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada söz sahibi yaptık. Bugün Türkiye'de milli menfaatleri korumak için hiç kimseden icazet alma ihtiyacı duymuyorsak sizin desteğiniz sayesindedir.  Bugün Türkiye, Suriye'den Irak'a kadar dünyanın en vahşi terör örgütlerine nefes aldırmıyorsa sizin yanımızda olmanız sayesindedir. Bugün Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Kandil'de bu teröristleri inlerine soktuk mu? Sizin sayenizde. Bugün Türkiye kendi silahlarıyla, kendi mühimmatıyla, kendi askeri, polisi, istihbarat birimleriyle her türlü operasyonu gerçekleştirebiliyorsa sizden aldığımız güç sayesinde. Silahları ile her türlü operasyonu gerçekleştiriyorsa sizden aldığı güç sayesinde. Bugün Türkiye 'kur, faiz, enflasyon' şer güçleri üzerinden yapılan bu ekonomik darbe girişimlerini püskürtebiliyorsa gerisinde sizin desteğiniz ve duanız var. Son 10 yılda içerideki ve dışarıdaki odaklara karşı elde ettiğimiz tüm zaferler, bütün başarılar 81 vilayetle birlikte Tokat'ın bize sahip çıkmasın bir sonucudur."

'GERİ DÖNECEK SURİYELİ SAYISI MİLYONLARI AŞACAK'

31 Mart'tan sonra çok daha büyük hamleler yapacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin geri dönüşünü hızlandıracak adımlar atılacağını belirterek şunları kaydetti:

"Suriye'de güvenli bölgeler kurarak 8 yıldır vatan hasreti çeken Suriyeli kardeşlerimizin huzuru kalple buralara dönmesini sağlayacağız. Nitekim Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekâtı ile terörden arındırdığımız alanlara şimdiye kadar 310 binden fazla Suriyeli muhacir geri döndü. Sadece Münbiç'i güvenli hale getirdiğimizde buraya dönmeyi arzu eden 500 bin Suriyeli kardeşimiz buluyor. Fırat'ın doğusunu bölücü terör örgütünden temizlediğimizde inşallah bu sayı milyonları aşacaktır. Yaz aylarında döviz kuru üzerinden maruz kaldığımız ekonomik saldırıyı hamdolsun, sizlerin desteği ile çok büyük oranda atlattık. Aldığımız tedbirler sayesinde döviz kurundaki balonu söndürdük.  Ardından sebze- meyve fiyatları üzerinden kurulan bir başka oyunu da tanzim satışı ile bozduk. Üreticimizi, esnafımızı, sanayici rahatlatacak adımlar üzerinde çalışıyor, bunları dönem dönem kamu oyun ile paylaşıyoruz. İnşallah daha öncekilerde olduğu gibi bu süreçten, bu imtihandan yine güçlenerek çıkacağız."

Konuşmasının son bölümünde yerel seçimler için destek isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "31 Mart'tan da alnımızın akıyla çıkmamız gerekiyor. Gerek partimizin, gerekse Cumhur İttifakı'nın adaylarına çok güçlü destek bekliyorum" ifadelerini kullandı.

Mitingin sonunda kadınlara kenevirden yapılma çantalar içinde hazırlanan çaylar dağıtıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Tokat Valiliği'ni ziyaret etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.