Erbaa Ticaret ve Sanayi Odasında toplantı

Erbaa Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu toplantısı Ticaret ve Sanayi Odasının toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya Erbaa Kaymakamı Bülent Karacan, Belediye Başkanı Hüseyin Yıldırım, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Eray Koral ve iş insanları katıldı. Toplantıda tavsiye kararları alacak ve 12 iş insanından oluşan istişare kurulu oluşturuldu.

'İHRACATIMIZI ARTTIRMAMIZ GEREKİYOR'

Son dönemde dövizdeki yükseliş ve ekonomik sorunlarla ilgili değerlendirmede bulunan Erbaa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Gökalp Coşkun şöyle konuştu: “Çok kısa süre önce genel seçimlerden çıkan ülkemiz çok yoğun bir ekonomik saldırıyla karşı karşıya kalmıştır. 2008 yılında ABD’de çıkan mortgage krizinin faturası Türkiye Arjantin gibi gelişmekte olan ülkeleri hedef almaktadır. Para piyasalarını önce bol para ile sarhoş eden FED artık sıkılaştırma ve sıkma politikalarıyla parayı geri çekmektedir. Dünyanın en büyük hastalığı dolarizasyon karşılıksız para basan ABD ekonomisini şımartmaktadır. Bir taraftan Suriye’deki savaş belirsizliği İran’a uygulanan ambargo, diğer yandan FETÖ hainiyle mücadele eden devletimiz. 2008’de bollaşan para piyasalarında ucuz finans bulan özel sektörü kontrol edememiş, oluşan düşük maliyetli finansman ise betona, AVMlere gitmiş üretime ve ihracata dönüşememiştir. Katma değerli ürün üretme kapasitemiz ve kobilerimizin ihracat kapasiteleri arttırılamamış düşman ne kadar güçlü olursa olsun biz daha güçlü olmalıyız. Farklı bir deyişle hakeme rağmen hakeme bile yenip tek başımıza gol atmamız lazım. Şuan piyasalardaki döviz kuru itibarı tam oluşmadığı için bir belirsizlik söz konusu. Yüksek faiz esnaf ve sanayicilerimizi zorlamaktadır. Ülkemizin istihdam ve üretim kapasitesinin korunması gerekmektedir. Orta vadeli program bununla ilgili olumlu işaret vermektedir. Ama yeterli gelmemektedir Dünyanın en büyük 17’inci ekonomisine sahip olmakla beraber, dünyada en fazla ihracat yapan 32’inci ülkeyiz. İhracatımızı arttırmamız gerekiyor.”

'ÜLKEMİZE KARŞI SİLAH OLARAK KULLANIYORLAR'

ABD’nin döviz kurunu ülkemize karşı silah olarak kullandığını ifade eden Erbaa Belediye Başkanı Hüseyin Yıldırım şunları söyledi: “Özellikle ekonomi anlamında yapılan saldırılar ve geçmişten gelen yapısal sorunlardan doğan sıkıntılar sebebiyle şuanda ülkemizde ekonomik anlamda biraz motivasyonumuzu kaybettiğimizi söyleyebiliriz. Bu motivasyonu yeniden toplamak aynı şekilde hepimizin koordineli şekilde beraber hareket etmemizle bu hasar en az şekilde atlatılmalıdır. Biliyorsunuz daha 3 gün önce annemizi kaybettik. Ama hayat devam ediyor. Hem görevimize devam edeceğiz, hem işimize bakacağız, hem de yolumuzu çizeceğiz. Burada da bir sıkıntı var mı var. Önce bunu kabul edeceğiz. Ama karalar bağlayıp yas tutmanın anlamı yok. Beraber hareket ederek, sıkıntıları yerinde tespit ederek, yerel tedbirlerle ve hükümetimizin orta ve uzun vadeli planı ve hükümet politikalarıyla beklentilerimizi bir şekilde harmanlayıp bu sıkıntılardan inşallah en az hasarla, yarasız bir şekilde çıkıp yine yolumuza devam etmemiz lazım. Öncelikle bizim yapmamız gereken olduğumuz durumu korumak. Geriye gitmemek. Bu motivasyonumuzu daha da arttıracak bir şeydir. Bizim en önemli özelliğimiz organize sanayideki yatırımlarımız, esnafımız ve tacirimiz. Esnafımıza kepenk kapattırmadan, organize sanayimizdeki istihdamı korumalıyız. Olağan üstü durumlar olağan üstü kararlar almayı gerektirir. Doların ABD’ye tekrar çekilmesiyle yaşanan sıkıntılar var. Ülkemize bunu silah olarak kullanmaya çalışanlar var. Olağan üstü bir durumda olağan üstü bir saldırıyla karşı karşıyaysak. Biz de tedbirlerimizi olağan üstü olarak almalı radikal tedbirlerle bunu taçlandırmalıyız. Para ve sermaye sıkıntıdaysa elimizdeki parayı nakdi verimli bir şekilde nasıl kullanacağımızı oturup tartışmalıyız.”

‘ERBAA’YI İL OLARAK GÖRMEK EN BÜYÜK HEDEFİMİZ’

Türkiye’de il sayısının 100’e çıkmasıyla ilgili değerlendirmeler yapıldığını il olacak ilçeler arasında Erbaa’nın da olması gerektiğini söyleyen Erbaa Kaymakamı Bülent Karacan: “Erbaa gelişen, büyüyen, büyüdüğünü hissettiren; gerçekten hızlı büyüyen bir ilçemiz. İnşallah önümüzdeki yıllarda Erbaa’yı il olarak görmek en büyük hedefimiz, hayalimiz. Türkiye’de il sayısının 100’e çıkması söz konusu. Bu şuan söylem aşamasında daha fiiliyata geçen bir şey yok ama 19 tane ilçenin daha il olması söz konusuysa bunlardan biri de mutlaka Erbaa olmalı. Niye Erbaa olmalı, coğrafi konumu bakımından, nüfusu bakımından, diğer illere olan uzaklığı bakımından, etrafına toplayabileceği ilçeler bakımından ekonomik büyüklüğü anlamında. “

‘KECECİ BABA TÜRBESİ RESTORE EDİLECEK’

İlçe ekonomisini 4 ana başlıkta değerlendirdiklerini kaydeden Kaymakam Karacan İnanç Turizmini canlandırmak için Keçeci Baba Türbesinin restore edilmesi ile ilgili çalışma yürüttüklerini kaydederek şöyle konuştu: “Erbaa’yı 4 ana başlıkta biz her zaman değerlendirdik. Bu 4 ana başlık üzerinde ne hayaller kurabiliriz diye zaman zaman buna belediye başkanımızla, ticaret odası başkanımızla, esnaf arkadaşlarımızla kafa yorduk. Burada tarımımızı geliştirmek, turizmimizi geliştirmek, D-100’den para kazanmak ve organize sanayimizi geliştirmekti hedefimiz. Tarımımızı nasıl geliştirecektik? Erbaa’ya bugün 3 tane üründen giren para 150 Trilyon eski parayla. Yani yapraktan, tütünden ve fındıktan. Hepsi birbirinden bağımsız ayrı ayrı bölgelerde üretilen ürünler. Ama bu 3 üründen gelen para bu kadar. Diğer ürünleri saymıyorum. Erbaa’yı bir sera bölgesi yapmamız gerekiyordu. Onunla ilgili çalışmayı da sağ olsun ticaret odası başkanımız Gökalp Bey başlattı. Tarıma Dayalı OSB çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu tamamlandığı zaman Erbaa yukarıdan bakıldığında Antalya gibi görünen bir sera bölgesi olacak. Şuanda kurulu 500 dönüm sera alanımız var. Buna her sene biz 500 dönüm daha eklediğimiz zaman kurulu 2 bin dönümlük serası olan tarımı gelişen bir Erbaa hayali içimizde. Diyeceksiniz ki bunun ne kadarı gerçekleşti. Olsun biz bir hayal kuralım da o hayalimizi gerçekleştirmek yavaş yavaş peyder pey olacak. Turizmi geliştirmek bir diğer hedefimizdi. Burada Turizmi ikiye ayırmıştık. İnanç turizmi, yayla turizmi ikisinde de yüzde elli aşamaya geldik biz şuanda. İnanç turizmi anlamında özellikle Keçeci Baba’nın restore edilmesi, Keçeci’de her sene düzenlenen şenliklere ben kendim Nevşehirli olmam hasebiyle biliyorum bizde Hacıbektaş ilçemize her sene 250 bin 300 bin insan gelir. Çoğu insan Hacıbektaş’ta kalmaz. Çünkü konaklayacak yer yoktur. Ama bu insanlar Nevşehir’in değişik ilçelerine bizim Kozaklı ilçemize gelir oralarda konaklar. Oralara ekonomik bir hareket katar. Biliyorsunuz Aleviliğin 4 tane büyük ocağı var. Birisi Hacıbektaş’ta diğeri Almus Hubyar’da, biri Erbaa Kaçeci’de diğeri Turhal Aziz Baba’da. Yani biz bu 4 tane büyük ocağın 3’üne sahip bir il olarak ve en büyüğüne sahip ilçe olarak Keçeci Baba’yı ayağa kaldırdığımız zaman inanın buraya yıllık 250 bin 300 bin insanın gelmesi içten bile değil. Ve bu gelen insanlar burada konaklayacaklar, konaklamasalar bile buradan geçerken alışveriş yapacaklar. “

‘DÜDEN GÖLÜNE CAMİ İLEBOYNU MEVKİSİNE BAMBU EVLER YAPACAĞIZ’

Düden Gölüne bir cami İleboynu mevkiine de bambu evler yapmayı planladıklarını kaydeden Karacan şöyle devam etti: “Diğer turizm ayağımız yayla turizmiydi. Onunla ilgili de ilk hedefimiz Gökal yolunu bitirmekti. Gökal yolumuzun 26 kilometrelik sıcak asfalt bölümünü geçen ay itibariyle bitirdik. Bugün itibariyle de Gökal’de yeni bir projeye başladık. Düden Gölünün olduğu alanda çift minareli, büyük kubbeli aynı Uzungöl’de olduğu gibi sulieti suya düşecek bir cami yapmak için çalışmaya başladık. Orman Müdürlüğünden gerekli müsaadeler için yazışmalar başladı. Bunu yaptığımız ve Düden gölünün etrafını açtığımız zaman küçük Uzungöl olarak Turizme kazandıracağız orayı. Çoğu arkadaşımız bilir Düden’e inmeden Şükür tarafına yol ayrılır. Orada İleboynu dediğimiz bir yer var. Ağaçtan mahrum olan. Ama yeşilliğe sahip. Oraya da tomruktan bambu evler yapacağız. Yayla turizmini başlatacağız orada. Atlarla, ATV’lerle insanlar ormanların içerisinde gezecekler. Aynı İsviçre’nin Alplerine gidiyormuş gibi o dağlara çıkıp turizmi yaşayacaksınız. Diğer hayalimiz biz D100 yolundan para kazanmak istiyoruz. Yaklaşık 5 bin araç geçiyor oradan. Ve biz bunu bizzat emniyet vasıtasıyla saydırdık. 233 tane otobüs geçiyor çift yönlü. Doğu batı istikameti olmak üzere. 1500 civarında ağır vasıta araç geçiyor. 3 bin 500 civarında da küçük vasıta araç geçiyor. Normal günlerde. Yani bayramları, tatilleri saydığımız zaman o günlerde geçen araçlar daha fazla. Ama biz D-100 karayolundan para kazanabiliyor muyuz? Maalesef. Yaprağımız var diyoruz, ürünlerimiz var diyoruz kaç defa petrol istasyonlarında şahit oldum. Yakıt alan şoförler şunu sordu ‘Abi burası nere? Erbaa. Ne var burada? Yaprak var. Nereden alabilirim? Tarif edemedim. Çarşı içerisinde yer var dedim. Dediler çarşı içerisine kim girecek. Bizim D-100’den gelen o sıcak parayı mutlaka almamız lazım. Bunun için de mutlaka tesisleşmemiz lazım. Önceliğimiz bu tesisi mutlaka Erbaalılar yapsın. Burada bir para kazanılacaksa Erbaalılar kazansın. Erbaa’da yaşayan insanlara faydası olsun ama bir şekilde tesisleşmeyi tamamlamamız lazım. 4’üncü hayalimiz organizemizdi. Organizemizi gerçekten belli bir seviyeye getirdik. Yaklaşık 1.5 milyon metrekare alanı olan. Bunun 850 bin metrekaresi yeşil olan olarak ayrılmış 750 bin metrekare alanda tesis kurma imkanı olan. Bu 750 bin metrekarenin de yaklaşık olarak 250 bin metrekaresi toprak sanayicilere ayrılan 500 bin metrekare üzerinde fabrika kurulan bir arazimiz var. Bizim şuanda toplam tahsis ettiğimiz alan 350 bin metrekare. 150 bin metrekarelik bir boşluğumuz kaldı. Ve hızla da oraları veriyoruz. Bugün itibariyle 3 bini geçen çalışan sayısına ulaştık. Tahsisini yaptığımız fabrikalar da çalışmaya başladığında 6 bin çalışanı olan ve Tokat’ta en fazla çalışan sayısına sahip olacağız.”

Anahtar Kelimeler:
OdasıSanayiVeTicaretErbaa
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.