Yıllar önce Erbaa’nın yakın tarihi ile ilgili yaptığım bir derleme çalışması vardı. Eski Erbaa’yı yaşı artık seksenleri geçmiş, Eski Erbaa’yı yaşamış değerli insanlardan dinlemiş, notlar almıştım. Hayatta olanlara uzun ömürler diliyorum. Ahirete göçenleri kendim ve Erbaalılar adına rahmetle, minnetle anıyorum. Cevdet Aykan röportaj yaptığım insanlardan biriydi. Ve kendi bakış açısıyla, hatırladıklarıyla Eski Erbaa’yı anlatırken en çok kullandığı ifadelerden biri zamanın görevi ifadesiydi. Peki neydi zamanın görevi? Zamanın görevi içinde bulunulan koşullar içerisinde, günün şartları içerisinde en doğru çalışmayı yapmak için çaba harcamaktı.

Erbaa 1800’lü yılların başında içinde yüz yirmi beş Müslüman hanenin yaşadığı bir nahiye idi. O günün şartlarında en büyük dert arazileri sulamak için su getirmekti. Hatta kasabanın ileri gelenleri Abdulhamid Han’a kadar ulaşmışlar, fakat devletin içinde bulunduğu durum sebebiyle çabalar sonuç vermemişti. Erbaa büyüdü, gelişti, ağır depremler yaşadı ve depremlerin ardından bugün yaşadığımız yere taşındı. Bugün 2018 yılı verileri ile nüfus 66 binli rakamlara ulaştı. Gerçek şu ki, zamanı ve zamanla gelen değişimi durduramazsınız. Yapılabilecek tek şey zamanın görevini yerine getirmektir.

Erbaa kendine has yapısı sebebiyle değişim ve gelişimi durmayan bir şehir. Asla bir beşikte sallayıp avutulamayacak bir şehir. Siz onu beklemeye, bekletmeye almaya çalıştığınızda bir bakmışsınız Erbaa’nın bu gerçeğini kaçırmış, aynı zamanda Erbaa’yı kaçırmışsınız. Zamanın görevini kaçırmışsınız. Tabiatı itibariyle büyük bir kent olmaya doğal namzet olan bu şehir asla sizi beklemez. Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur da yine büyür şehir olur. Her halükarda kasaba kalmaz. Bakmasan da bu sefer büyük bir kasaba olur. Eski kasabalı olmak güzeldir de kabuğunu kırmış bir şehri fark etmeden yaşamak olmaz.

 Sosyal, kültürel ve iktisadi açılardan oluşan üçlü saç ayağı üzerinde şehir yükseliyor.  Şimdi bu değişimi ve gelişimi takip etmek, fark etmek gerekiyor. Değişime ve gelişime ayak uydurmak gerekiyor. Zamanın görevini anlamak gerekiyor. Zamanın görevini yerine getirmeye çalışana omuz atmak yerine omuz vermek gerekiyor.

Baki Muhabbetle

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.